Bambaşka Sohbetler 740. Bölüm - Deniz Işın & Barış Baktaş

Bambaşka Sohbetler4,174 words

Full Transcript

Efendim [müzik] [müzik] NTV ekranlarında bambaşka sohbetlerde yine bir aradayız. Nasılsınız? İyi misiniz? Umarım her şey hepiniz için çok güzel geçiyordur. Bugün böyle az haksızlıklara uğradığınız bir gün diliyorum hepinize. E bu aralar yüksek lisansta böyle test konusu eee hazırlama çalışmaları yapıyorum daha başında. Eee biraz böyle psikolojik sağlamlık, rezilyans dedikleri uzmanların psikolojik dayanıklılık üzerine çok fazla okuyorum. Eee ve aslında hep nereye bağlanıyor biliyor musunuz? Mesele empatiye, hayatta psikolojik sağlamlığı olsun istiyorsanız evlatlarınızın empatiyi öğrenmeleri şart. Yani bir insana davranırken, bir insanla ilgili fikir yürütürken, ona bir hamle yaparken, söz söylerken bir yerine koymak. Empatisi güçlü çocukların psikolojik sağlamlıkları her zaman fazla oluyor. Çünkü karşısındakinin yerine kendini koyabildiği için bir akran zorbalığı ile karşılaştığında, çaresiz hissettiğinde eee hem empati duygusu devreye giriyor. Karşıdaki insanın ona neden bunu yaptığını anlayabildiği noktada psikolojik sağlamlık devreye giriyor ve hissettiği şeyi yönetebiliyor. Bunların içine girersek çıkamayız. Star TV ekranlarında çok severek izlediğiniz gerçekten ruh ikizim dediğim canım Helinciğimin ve Aytaçığımın dizisini konuşacağız biz gene bugün. Eee o dizi kadrosundan şahane iki tane oyuncu konuğum var. Bir konuğumu hiç tanımıyordum. Birazcık böyle editörümle üzerine konuştuk. Çok ilginç buldum kendisini. Onu biraz daha fazla konuşturacağımı düşünüyorum. Çünkü bence bize anlatacak çok şey var. Dolayısıyla derin, güzel bir 30 dakika bizleri bekliyor. Ekranlarınızın başından ayrılmayın diye tavsiye etmiş bulunayım. Sigmund Freud diyor ki, "Küçük meselelerde aklını dinle, büyüklerde ise yüreğini." Sevgili Deniz Işın ve Barış Baktaş konu. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. >> Hemen efendim su servisinizi yapmak istiyorum. Nasılsınız diye de başlamak istiyorum. İyiyiz, [kahkaha] >> iyiyiz vallah. >> İyiyiz. Yoğunuz. >> Yoğun ama güzel gidiyor her şey. >> Evet. Dizi yapınca yoğunuz oluyor değil mi? Doğru. Zor yani. Herhalde televizyon dizilerine karşı mesafemin tek sebebi bu yoğunluk diye düşünüyorum. Çok zor olsa gerek ikiniz için de. Bilmiyorum ikinize de sormuş olayım. >> E yani bayağı yoğun geçiyor ama böyle eee bu dönemde çalışabiliyor olmak bir de bu kadar güzel bir işte çalışabiliyor olmak da çok şanslı hissettiğimiz konulardan biri. O yüzden >> kesinlikle >> yoğunluğu bir şekilde telafi ediliyor zaten. >> Kesinlikle diye yırtamazsın. >> Buyla çalışınca o yorgunluğu da hissetmiyorum ben. En azından o da hissetmez. >> Senin için biraz daha zor galiba Barış. Çünkü evde bekleyen bir mükemmel bir melek var. >> Evet. >> Neler oluyor orada? >> Ya çok bambaşka bir duygu yani. Eee herkese tavsiye ettiğim bir duygu. >> İsteyen herkesin sağlıkla bir evladı olsun. >> Zaman hayırlı bir zamanda. Tabii ki. >> Evet. Sağlıkla >> yani hiç korkmamıştım sorumluluğundan. Eee, ya korkmuyorsun ama şimdi geldiğinde öyle olmayacak falan filan dediler. Öyle de olmadı. Çok şükür her şey tatlı bir yerden ilerliyor. >> Yani aksine böyle beni dinlendiren bir yer oluyor orası. >> Evet. Hep söylüyorum ekranları başında bizi izleyen gençlere, ileride anne baba olmayı dileyenlere. Ne olursunuz anne babalıkla ilgili kimsenin tavsiyesini, öngörüsünü, deneyimini önemsemeyin. Dinleyin. Bayıla bayıla dinleyin ama üstünüze almayın. Çünkü her doğan çocuk biricik. Her anne baba ilişkisi biricik. Her birey biricik. Dolayısıyla da aslında sadece sana özel bir şey yaşıyorsun. Yani anne bile başka bir şey yaşıyor hikayenin içinde. >> Kesinlikle. Çünkü sen baban değilsin. >> Evet. >> O sen değil. >> Evet. >> Hani örnek alabileceğin ahlaki davranışlar olabilir tabii ki. Evet. >> Ama bak böyle yapmalısın ya da böyle olacak dendiğinde sende öyle olmuştur. Yani >> bizim yaşamamız lazım. Zaten bir kere eee şey derler ya bir musibet bir nasihat evladır. Onu yaşamam lazım. Onu yaşayıp deneyim deneyimlemem daha doğru. >> Kesinlikle sevdiğim sensinden biraz daha bahsedelim isterim. Severek, isteyerek ve mutlulukla da oyuncu kadrosunu tekrar tekrar buradan okumak isterim. Çünkü gerçekten çok sevdiğim isimler bir arada. Buradan da böyle sizin sayenizde, gıyabınızda bütün sevgilerimi de yollamak isterim. >> E hepsine böyle canım diye başlamak istiyorum. Aytaç Şaşmaz, Helin Kandemir, Hüseyin Avni Daniel, Esra Nabar zaten Deniz Işın ve Barış Baktaş bugün konuğum. Özlem Conker, Cihat Süvarioğlu, Umut Can Ütebay, Elçin Zehra, Nisan Bükağaç, Emrah Aytemur, Gökhan Soylu, Murat Seven ve daha niceleri. Tabii ki aslında hikaye Coşkun Irmağ'a ait. Senaryo Yeşim Aslan'a ait. Yönetmen Gökçen Usta. Reytingler rekor kırıyor. Sizler Star TV ekranları başında Sevdiğim Sensin dizisini iple çekiyorsunuz biliyorum. E Helin'le biz hala konuşuyoruz. Devam ediyoruz konuşmaya. Dün hatta konuştuk setteydi. Çok erken başladık. Ceyda abla mekan değiştirirken uyuya kalmışım dedi. Sonra arayacağım dedi. O arada benim çekimim oldu. Eee istediğimiz telefon görüşmesini gerçekleştiremedik. Çok yoğunsunuz. >> Evet. Bir de onlar bize göre >> onlar bayağı çalışıyorlar. fazla >> yani maalesef. Evet öyle bir durum var. >> Peki o zaman ikinize de teker teker önce şunu sormak isterim. Neden sevdiğim sensin? Neden kabul ettiniz? Hanginiz başlamak istersin? >> Yani bir kere saydığınız isimler bir araya gelince güzel bir şey çıkacağını zaten hissettik. >> Biliyor muydunuz senaryo geldiğinde eee bu isimlerle oynayacağınızı yoksa önce senaryo ben bir tek denizi bilmiyordum. Ha >> aynen deniz dışındaki herkesi biliyordum >> ama yapım, yönetmen, kadro işte senaryo, eee, okuduk. Bir de okuduğum şeyden etkileniyorsam herkes etkilenir ki oynayacağım karaktere de çok güvenmiştim. >> İşin içinde kendime güvenim de vardı. >> Eee, tereddütsüz bir yerden bir duyguyla kabul ettim. Yani o tereddütü hiç hissetmediğim için kabul ettim. >> Okudun ve kabul mü ettin ama? >> Evet. >> Çok iyiymiş. Güzel bir bu şeyi hızlı seviyorum. bir gün de oldu yani. Hatta okudum. Bir gün sonra görüşmeye gittik. Akşamına >> oldu her şey. >> Benim de buna benzer oldu. Çünkü >> eee günümüzde böyle her karakterin de derinlemesine işlendiği bir iş bulmak çok kolay olmuyor. Bazı karakterler yüzeysel işleniyor. >> Tam olarak derinliğini göremiyoruz filan. Benim en çok sevdiğim şey, sevdiğim sensin de eee her karakterin eğer tabii seyirci de bize o zamanı verirse hani izlersek ki nitekim veriyorlar şu anda. >> E tabii tutmasaydı karakter kursakta kalıyor öyle bir durumda da yani bir şey anlatacaktık ya bir sabretseydik gibi bir durum oluyor. >> Hepsinin altının dolu olduğunu görmek kendi karakterimle de yani eee kurduğum bazı empatik yerler var. >> Hı hı. >> Eee o yüzden ben de direkt okur okumaz ben de okey demiştim. >> Şimdi anladığım kadarıyla Civan ve Nilüfer çok seviliyor. Hı hı. >> Öyle mi? ilişkisi de çok seviliyor. Değişim dönüşümleri de çok seviliyor. Oyuncu olarak bu noktada ne hissediyorsunuz? Çünkü bu daha büyük bir haz oluyor. Hani ben bir karakter yaratıyorum. Dizi reyting alıyor. Bir de o bütünlüğün içinde oynadığım karakter seyirciyle buluşuyor ve çok seviliyor. Bu eee çok herkesin başına gelebilen bir şey değil maalesef. Herkes eminim her oyuncu elinden gelenin en iyisini yapıyor performanslarında ama ya reytingi olmuyor ya karakter arada kaynıyor gidiyor. Bir şey oluyor ve o büyülü buluşma gerçekleşmiyor bazen. Bu noktada oyuncu olarak nasıl bakıyorsunuz? Biz hep böyle bugün böyle geçecek değil mi? >> Tamam. Peki nasıl istersiniz? Buyurun hanımlar. [ani nefes alır] Eee, ya şöyle, eee, iki karakterin birbirinden çok farklı olması ve birbirlerini dönüştürüyor olması, eee, çok büyük hazverici. Çünkü kırıldığı yerler var. İkisinin de çok sert gözüktüğü ama aslında beraber de oynadıkça bunu zaten fark ediyoruz. Sahnelerde öyle yazılıyor. >> Çok büyük haz veriyor yani oynamak. Hatta eee, işin içine böyle aşık olmaları da girince çocuklaşıyorlar, çocukslaşıyorlar. O o sert gözüken yerlerinin böyle yumuşamaya başladığını görmek keyifli oluyor oynarken. >> Benim burada en çok sevdiğim şey şu oldu. Eee, sevdiğim sensin. [kahkaha] Senaryoda Civanla Nülüferi böyle hızlı bir şekilde bir yerlere vardırmaya çalışmadılar. >> Böyle organik bir yerden >> bir de organik bir yerden gitti. >> Eee, bence bu kadar iki hızlı insanın bir araya gelmesi de gerçek hayatta da çok eee, organik görünmese de aslında en organiklerden biri. Biz bir de çok konuşuyoruz. Bunu böyle yapalım, şunu şöyle yapalım. O bir şeyler söylüyor, ben bir şeyler söylüyorum. Kendimizden kattığımız şeyler viral oluyor >> falan filan. Severek de yaptık. İyi de anlaştık. Bunlar >> bir de şimdi kattığın şey çok güzel pozitif tepki alınca daha çok üretmek istiyorsun değil mi? Üstüne koy. Rüyanda mı gördün sen bu projeyi? >> Evet. >> Öyle bir şey mi var? >> Rüyamda görmedim. Yok. >> Hayır. Yani şöyle yanlış yanlış soru sordum aslında. Sen şimdi organik olduğu için mutlusun ya. Sen rüyanda eşini gördün değil mi? Evleneceğin eşini gördün. Öyle bir hikaye var mı seninle ilgili? >> Yok. >> Yok mu? >> Bizde böyle bir bilgi var. Tanışmadan önce eşini rüyanda görmüşsün gibi bir bilgi var. >> Hayır. Tanıştıktan sonra >> eşimi rüyamda görmüştüm. >> O ne demek? Bana anlat bunu. Çünkü şimdi diyorsun ya organik olması, akışında olması ama hayat sana pek öyle yaşatmamış gibi geldi bana. O yüzden >> şöyle olmuştu. Biz eee bir ablam vardı aynı zamanda ortağım. Onlar arkadaş da değillerdi. Bir şey emanet getiriyordu onunla görüşmek için. >> Ben de oradaydım. >> Biz merhaba merhaba oldu. Sonra ben kalktım gittim. Bir görüşmem vardı. Kızı görsem ya da adını duysam hatırlamam ya. O kadar bir >> etkileşim olmadı yani. >> Tamam. >> O yüzden hani bir saat sonra bile yolda görsem bu o muydu derdim yani. O kadar hatırlamıyorum ama rüyamda gördüm kızı. >> Tamam. Sonra >> ben de buna çok şaşırdım. Niye görüyorum diye. >> Ama rüyanda gördüğün kızın orada birkaç saniye göz tememası kurdun kız olduğunu bilecek kadar da kısa hafızana kalmış diye düşünüyorum şu anda. Yani bilinçaltı bir oraya işlemiş. Peki rüyanda ne gördün? Evlendiğinizi mi gördün? Yok >> yok yani. Belki oturup sohbet ediyorduk. Şu an tam hatırlamıyorum da. >> Sonra ne oldu? >> Sonra umursamadım önce. Hani dedim ki niye gördüm acaba? Ya da hiç tanımadım diye mi merak ettim diye gördüm. >> H >> bir sürü psikolojik neden üretmeye çalıştım falan. Eee, bir sonraki gün de uyandığımda aklıma geldi. Dedim, "Allah Allah, ne oluyor? >> Hayırdır, inşallah >> falan filan. >> Vücut bana ne demeye çalışıyor?" >> Sonra psikolojim git gide kızım merak ettirmeye başladı bana. >> A >> sonra ismini de unutmuştum. Hatta bir şekilde ablamdan ismini öğrendim. Sonra ablamın takip ettiklerine baktım. Öyle birini takip etmiyor. >> Hoppa! >> Allah Allah falan. Sonra bir kere daha baktım. Takip ediyor. O süreçte takipleşmişler. >> Takım. Tamam. Öyle yazıştık, ettik, bilmem ne falan filan derken bir baktım Ankara trenindeyim. >> Ne diyorsun? Ve evlilik ve çocuk. >> Evet. >> Muhteşemmiş. Eşin ne iş yapıyor? >> Eee, eşim güzellik uzmanı ya da güzellik salonumuz vardı. Onu >> çuktan dolayı bir >> fedakarlık yaptı. >> E, >> ilk işi de muhabirdi. Onda da evlenince benim için fedakarlık yaptı. Eld var iki >> iki erkeği için fedakarlıklarla mesleklerini bıraktı. Şu anda >> anne. >> Yolu da açık olsun. Buradan sevgilerimizi iletelim. Eee Deniz şimdi senin eile ilgili bir film var değil mi? Dublörün Dilemması tiyatro oyunu dışında iki tane film var. Ama ben Dublör'ün Dilemmasını çok merak ediyorum. Çünkü Murat Menteş'e ait bir kitap aslında ve çok güzel bir kitap. Eee, dolayısıyla hemen tabii ki tiyatro söz konusu olunca bütün ekibi okumayı sevdiğimi artık biliyorsunuz. Eee, Murat Menteş'in kitabı Dublörün Dilemması bir tiyatro oyunu oldu. E, tüm severlerine duyuralım burada. Çünkü Yeni Akım Türk edebiyatının öncülerinden bence. Hala benim için genç Murat Menteş. Genç edebiyatçı ve yazdığı her şeye bayılıyorum gerçekten. Uyarlayan, yöneten Sercan Özinan, Dramaturg Ece Çelikçapa Özinan, Yardımcı Yönetmenler Aral Çelik Berre Koçak, Müzik Metin Bahtiyar, Dekor ve Kostüm Tasarım Rabia Kip Telek, Işık Tasarım Ayşe Sedef Ayter, Oyuncular Abdurrahman Merallı, Çetink Kaya, Deniz Işın, Müge Gülgün sanırım aynı rolü oynuyorsunuz. E Ediz Akşehir Tekin Ezgü Tekin. >> Evet >> diyerek buradan sevgilerinizi iletip senden dinlemek istiyorum. >> Sevgili ikinci sezonundayız şu anda. İkinci sezonun sonuna yaklaşıyoruz. Çok da güzel gidiyor. Çok fazla da ödül aldı oyun geçen sezon. >> Hı hı. >> Eee şimdi sadece ben set yoğunluğundan dolayı her oyuna katılamıyorum. Turne olduğunda gidemiyorum bazen. O yüzden Müge oynuyor bazen benim yerime. >> Müge Gülgün'le aynı karakteri dönüşümlü oynuyorsunuz. >> Evet. Dönüşümlü oynuyoruz. Aynen. Eee, güzel gidiyor. Tekin çok ödül aldı >> tabii. >> Eee, bir de bu >> kara mizah tadında olduğu için, eee, hem böyle duygusal anlamda da çok şey buluyorsun izlerken ama bir yandan da gülüyorsun aynı zamanda. >> Yani kitap zaten edebi anlamda benim için çok kıymetli bir kitap. Tiyatro oyunu düşünemiyorum gerçekten. >> Eee, ben de bu kadar yani kostüm e tasarımı olsun, işte dekor tasarımı olsun, müzikler falan bu kadar yani Sercan çok iyi bir iş başardı diye düşünüyorum. Bunu uyarlamak kolay bir şey değil. Zaman ve mekanı sürekli dekorun tasarımıyla yansıtmaya çalışıyoruz. >> Hı hı. >> Güzel. Biraz arka planda yorucu oluyor. Ben çok fazla kostüm değiştiriyorum. Çok birden fazla karakter oynuyorum. >> O biraz yorucu oluyor ama keyifli. Keyifli. Devam ediyoruz. >> Barış öyle değişik bir hikayem var ki duramıyorum yani sana soruş. >> Çok fazla oyunla ilgili bir anı bahsetmek istiyorum. >> Lütfen tabii ki. >> Eee kadrodan Abdurrahman arkadaşım. >> Evet. >> Eee bizim partner olacağımız belliydi. Henüz bir araya gelmemiştik. Set başlamamıştı. Abdurrahman oyununa davet etti beni. >> Heh. >> Ben gittim oyunu izledim. Sonradan denizi gördüm. >> Oyunda beni görünce ben partner olacağımızı hatırlıyorum. >> Çıkışta da konuştuk falan filan. Böyle bir anı aldı. Eee oraya gidip bir de partnerimle tanışmış oldum aynı zamanda. >> A ne güzel. Hem de performansını izlemiş oldun aslında biraz da önden. Bu da keyifli bir şey. Müthiş bir şey olmuş. Tiyatro sadece bir sanat dalı değil bir buluşma alanı da. Bence bunun da altını bir çiziyor olalım. >> Buna da bekleriz. Bu arada önceki oyunuma gelmiştin ama gelemedim. oyunu izlemiştim. Çok güzel bir performanstı gerçekten. Buna mutlaka geleceğim. Eee, Barış, beni çok tetikleyen detayların var. Bu aralar psikolojiye bu kadar odaklandığım bir zamanda. Bunları sana sormadan, eee, geçemeyeceğim. Oyunculuk nereden hayatına girdi? Çünkü günün sonunda sen Batman'da doğup büyümüşsün. Üç erkek, iki kız, beş kardeş. >> Ve şimdi benim ezberimi de bozacaksın anlatacaklarınla. Belki senin tüm sevenlerin ve izleyenlerin bir ağlı içine doğuyorsun. Baba ağ, dede ağ, bir ağ torunu, ağ çocuğu olarak doğuyorsun. Oyunculuk nereden çıktı? >> Ya biraz son dediğinizle ilgili bir cümlem var benim. >> Lütfen >> eee şey derim ben. Goygoyuna derim. Hatta da eee işte her horoz kendi çiftliğinde öter ama ben olduğum her yerde çiftliğin horozuyum. >> G o >> burada her benim olduğum her yer benim çiftliğim. >> Bu çok iddialı baya. Goygoyla [kahkaha] karışık. O kadar iddialı değilim. >> Her şakanın içinde bir cidet oldu. Özgüvenle ilgili bir şey yani. Ya şimdi mental olarak orada yaşadığım hayatla bu oyunculukla, tanınmayla yaşadığım psikoloji aynı şey benim için. Ben aynı yerde görüyorum daha doğrusu. Orada da çoğu insan beni tanıyordu. Ben tanımıyordum çünkü [boğazını temizler] bende isim problemi var. >> Ama burada bir zaman hiç tanınmadın ya bir süre. Orada ne hissettin? Yani mesela >> onu da yani hayat bir şekilde sürekli karşıma tanıdığım insanları çıkarıyordu. Onu yine yaşıyordum. >> Yani İstanbul gibi bir yerde de metrodan yürürken Batman'dan bir arkadaşımı görüp sonra yukarı çıkıp okuldan bir arkadaşımı görüp yürürken başka birini daha görüp >> oluyordu yine bana. Hatta diyorum burada da aynı şey yaşıyor. >> Or güzel güven alanı kuruluyordu yavaş yavaş. >> Hı hı. >> Şimdi nasıl hissediyorsun? >> Güzel hissediyorum. Yani his olarak eee içinde bulunduğum durumla ilgili bir şey hissetmem. Ben şey hissederim. Normal hayat yani her şeyi normal gören bir insanım ben. >> H >> yani bir şey çok yüksekse de normal görürüm. Düşükse de normal görürüm. Çünkü bu bir hayat. >> Hım. >> Hayatı normal görürüm. Yani her şey başımıza gelmeli. Gelir. >> Peki burada şimdi sen eee bir sürü dizide oynamışsın. Çok farklı karakterler gördüm sosyal medya hesabında ve bir ağ dizisinde de oynamışsın. Şimdi biz dizilerde bir sürü a a görüyoruz ama başka bir ton görüyoruz ya. >> Ben merak ediyorum Batman'da ağ olan deden ve baban nasıl insanlardı? Sen nasıl bir tedrisatta büyüdün? Dizilerde bize anlatıldığı gibi bir şey mi bu? >> Yani dizilerde şimdi ben de A'yı oynarken gerçekteki gibi değildi. >> Ha mesela >> bir senaryo var çünkü ortada. Bazen müdahale edebiliyorsun, bazen değiştirebiliyorsun ama bazı şeyler eee hayatlarla ilgili oluyor. Yani bir senaryo, bir hikaye anlatıyorsun. Bazen diyorum ki bu çok basit bir olay. Gerçekte daha büyüktür bu. >> H >> bazen de diyorum ki böyle bir şey olur mu ya? Olmaz yani. Bu kadar ağrını ben görmedim falan diyorum. >> Eee onu öyle kıyaslamıyorum çünkü iş çekiyoruz. Yani bir eee bir orada başka bir insanın başka bir derdini anlatıyoruz. Orada bir ağın hayatını anlatmıyoruz aslında. Bir insanın yaşadığı olayı anlatıyoruz. Eee, öyle bir kıyaslama yapmıyorum ama dedem ve babam ki ailemin çoğu öyle ama en çok ikisi biraz eee modern bir yerdeydi ya. >> Güzel. Ama zaten oyuncu olmana alan açmaları bile ne kadar modern baktıklarını gösteriyor bize. >> Yani biraz benim de ağırlığım var çünkü. >> Onu da hani çok herkes yorum yapamaz bana. >> Pardon. >> Orada hani babam hariç. H >> her zaman bizim için a olayı bitiren >> h >> kavgayı sonlandıran kişi diye kodlanıyor >> anladım. >> Bizim için gerçek aşiretler de böyle >> yani aslında şehirlerdeki kasabalardak köylerdeki o en yaşı büyük olan, en olgun olan ve herkesi bir araya getiren >> Deniz Rahma filmine geçelim. Senin çok projen var çünkü aralarda sana ben projeleri saracak kadar vaktim olacak. Rahma projesinden bahseder misin? E geçen sene mayıs sonu gibi Urfa'da çekmiştik. 3 hafta kadar sürdü. Faysal Soysal'ın yazdığı ve yönettiği bir iş. Tamam. >> Eee çocuk sahibi olmak isteyen bir çiftten bahsediyor >> ve mı? >> Ve işte artık oras o gidişat çok farklı şey oluyor. Yani bir yolda >> eee birileriyle karşılaşıyorlar o hayatın o kısmının o yolculuğunda ve gerçekten böyle aslında ben hep şey derim. Hani bana mistik geliyor y ve çok hoşuma gidiyor. Eee, kaderci bir insan değilim ama inançlarım var. Yani kadere inanıyorum. Eee, o yüzden de beni hikaye çok etkiliyor. O bir şeyi çok istemenin bir noktadan sonra sana zarar verdiği ama aslında bir noktaya kadar da istemen gerektiğini gördüğümüz çok hoş bir hikaye. Ben çok beğeniyorum. Varmış. Eee, şimdi vizyona mı girecek, festivallere mi gidecek? Festival filmi, evet. Birkaç başvurusu yapıldı. İşte herhalde Nisan sonuna doğru belli olur onlar. >> Hı hı. Peki hemen Maestro'ya da sormak istiyorum. O da yakında notu düşünmüş bana. >> O da yakında. O da çok güzel bir işti. Maestro da eee bir psikiyatristten bahsediyor. Hastaları var ve hipnoz yöntemiyle onlara bir şeyler yaptırdığını görüyoruz. Ve Uğur Yücel işte Kaan Yıldırım, Esra Bilgeç çok güzel bir kadrosu vardı Büşra Pekin. >> Onu da bekliyoruz işte. O da çok güzel bir işte. Bakalım >> diyon mu? Test dijital diye dijital diz >> diital platform. Ha dizi. Ben film gibi anlamışım. Kaç bölümlük bir dizi? >> 10'du diye hatırlıyorum ya. O da oldu bayağı ya. Ben böyle eee mesela ulusal eee dizi yapmıyordum uzun zamandır. >> Katıldığım bile şöyle oluyor işte işleri sayarken çok çalışmışım. Hani sürekli çalışmışım gibi gözüküyor ama aslında hepsi böyle art arda oluyor. Sonra hepsi art arda çıkıyor. Sanki sürekli bir şey yapıyormuşum gibi gözüküyor ama üzerinden zaman geçmiş şeyler aslında bunlar. >> Olsun. Bir de bekle bizi Brüksel var. >> O da bağımsız bir iş. E Necmi Sanca'ın yazıp yönettiği e onu da bekliyoruz işte o da çıkacak. Bekleme sürecinde bekleme zaten bağımanya ne oluyor? Almanya'da mı gösterilecek? >> Eee yok. Ecilik filmiyle Nunberg yarışmıştık. Evet en iyi kadın oyuncu ödülünü almıştım. >> Tebrik ederim edüm. >> Ne güzel. Devamı gelsin. Çok olsun. İçine sinsin hepsi. İnşallah. >> Eee, programımızın sonuna doğru gelirken Barış sana bir soru sorup sonra da tabii masada bir mikrofon varsa o kullanılır diyerek eee, şunu çok merak ediyorum. Çok hoşuma gitti. Babamın gözünde farklı bir insana dönüşmek veya onun gözünden düşmek bu dünyada isteyeceğim en son şey diyorsun. Tabii ben bir anne olarak peki ya annenin >> diye cümleye devam etmeni istiyorum. >> Aa, hiç düşünmedim. >> Düşün bakalım. >> Hiç düşünmemiş olmak da kötü oldu şu an. >> [homurdanır] >> Babanla şahane bir bağan olduğunu hissediyorum ve anlıyorum. >> Annemle iyiyiz ya. Annem çok uyumlu. O yüzden de olabilir. >> Ama burada annenle ilgili neyi düşünürsün ve ardında bırakmak istersin bu konuyla ilgili? Çünkü babanla ilgili çok kıymetli bir şey niyet etmişsin. >> Ya aslında aynısı annem için de geçerli. Eee onun da gönlünce olan bir şekilde ilerlediğimi düşünüyorum. Belki de babam beni beklentiye soktu. Bilmiyorum. Ha bu da olabilir. Olabilir. >> Belki annen her şeyle senden razı ve yanında ve çok seviyor. Koşusuz her anne gibi. >> Tabii zaten herkeste de öyle görüyorum. Babalar biraz daha memnuniyetsiz çünkü. >> Peki zaaftan niye korkuyorsun Barış? >> Bunu yakaladınız mı? >> Yakaladım. >> Evet. >> Neden korkuyorsun? Kendi çiftliğin olmayıp da horozu olmazsan ne olur? Ya da ağlarsan ne olur? O da önemli değil. >> Ya da zaafların olursa ne olur? >> Çok önemli değil ya. Ben olmaması için mücadele ediyorum. Olursa da >> tatlı bir şey olmaz mı? Çünkü şöyle bir deneyim yaşayacaksın. O anlamda zaaflarını yakalıyorum. Çocuk insanın zaaflarını temize geçen şahane bir yer. >> Evet. >> Bütün zaaflarını onlar zaten görüyor. Çat çat çat çat seninle orada bir dansa başlıyor. Sen o zaaflardan büyük bir imtihana ve olgunluğa geliyorsun. Şimdi sende bir yol açıldı. Evet. Evet. >> Ik sene sonra ben bu zahaflara boşa uğraşmışım diyeceğin şeyler yaşayabilirsin. >> Ya bazı şeyleri yaşamak da istiyorum aslında. >> Evet. >> Yani örnek veriyorum ben dans etmeye çekiniyorum ama çocukla dans edeceğim. Orada diyeceğim ki oh çocuk sayesinde ben bunu açmış oldum >> gibi. Peki ağlamak >> korkmuyorum. Yani ağlamak da bence yetişme tarzıyla ilgili bir şey ve çok fazla eee yaşadığım için küçüklükten beri. >> Evet. Yani normalleştiği için artık ağlayamıyor da olabilirim. >> Gözünde hep bir hüzün var ama senin. Ben bir söyleyeyim de onu sana. >> Var mı? >> Çok ağlayamayacak biri gibi değilsin sen. Böyle >> yok duygusal bir insanım. >> Evet. Gözünde hep bir böyle hüzün. >> Saçlarım beyazlar. >> Beyaz mı? Boyu musun saçını? Simsiyah yok. Nasıl be? >> Spreyden falandır. >> Olabilir. Simsiyah. Ha gördüm yanlarda acıcık beyazlar şimdi. Tamam gördüm. >> Evet programın sonuna geldiğimize göre bize ne söylemek istersin? Vallahi açıkçası çok hazırlıksız yakalandım. >> İçinden ne geçiyorsa. >> İçimden e bugün geçirdim aslında. >> Eee buradan da mekanı cennet olsun. Rıza Tamer'den bir şey okumak istedim. >> Ya ben Rıza için bir şey söylemek istiyorum. Rıza programımıza konuk olduğunda çok kırgın, çok böyle öfkeliydi. Sevgisizlikten dolayı bir öfkesi vardı ve daha yapacakları vardı. Bütün program defterine ben ona hep böyle aşk var, sevgi var. pes etmek yok diye konuşmalar yapmıştım. Defterine notlar almıştı. Defterinle mi geziyorsun? >> Ben evet defterle geziyorum. Sezen Aks'un da böyle bir alışkanlığı varmış. Öyle duymuştum. O böyle yapıyor diye ben de böyle yapıyorum. Mesela bugün [homurdanır] sizle sahne arkasında konuştuğumuz şeylerden böyle bir şey çıkardım. Hayat bana verdiğin son şansın açılmamış bir sayfası var mı? Bembeyaz bir sayfaya aşkı yazsam yeniden diyor ve sonra devam edecek gibi gözüküyor. >> A güzel. Yayın bitti. Kaydı kestik. >> Bana bir şarkı yazdı. programda Mer notları ben zannettim ki pozitif şeylerimi yazıyor. Meero bana şarkı yazıyormuş. Programın sonunda bana bir şarkı söyledi. Biz burada ağladık. Ben çok kolay ağlarım. >> Hayat bana verdiğin [şarkı söyleme][müzik] son şansın açılmamış bir sayfası var mı? Bembeyaz bir sayfaya aşkı [şarkı söyleme] yazsam yeniden biri duyar mı? Ya bir [müzik] el ver ya da ne olur bana geri ver şansımı. [müzik] Bazıları [şarkı söyleme] ne kadar da şanslı. [müzik] Kalbi gibi [şarkı söyleme] parmakları da dolmuş. [müzik] Hayat [şarkı söyleme] ben de istiyorum dedikçe uzayan [şarkı söyleme] mesafemin [müzik] her biri birbirinden farklı. [şarkı söyleme] >> Ve veda ettik ona ansızın. O kadar üzüldüm yani. Kalbimin bir köşesi onunla beraber gitti. Hayatı bu kadar seven, bu kadar sevilmek isteyen, bu kadar sarmalanma ihtiyacı olan bir adamı biz sevip sarmalayamadan uğurladık. Daha niceleri var. Hep dedim ki Ceyda yapma. Sev hep sev hep sar. Hep iyi konuş. Hep iyi düşün. Ölüm var ya. Vallahi ölüm var. Ne kadar iyi niyetli bir çocuktu. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Yattığı yerde sevilsin, gittiği yerde sevilsin, sarılsın ama güzel şeyler de bıraktı arkasında bence. O yüzden anmayı çok isterim senin >> bir de bu benden sonra şarkısı patlamadan önce >> takip ediyordum. Videoları önüme düşüyordu. >> Evet. >> Eee, çok gönlümden geçirip dua ediyordum. Ya bu adam ne kadar yetenekli. Hatta bir benden sonra mıydı, başka bir şarkı mıydı? >> Görüp onu bir ş bilinen bir şarkıyı söyledi diye aratmıştım ve bulamamıştım. O zaman anlamıştım. Aa, kendi şarkısıymış. o zaman etkinip takip etmeye başlamıştım. Sonra bir şekilde bir başarı elde edince o kadar mutlu olmuştum ki >> ben de. [müzik] >> Ben tabii ki her zaman olduğu gibi eee sözü müziğe bırakmak istiyorum. Sözü melodilere, iyi niyetlere bırakmak istiyorum. Bir başka bambaşka sohbetlerde tekrar bir arada olacağız diyerek sözü başladık. Yıldız yatsağından kalkar bu aşkı duysa. Ne canlar verdim ne yine etmiyorsa. Gün gelip de kader hesabını sorsa çek cezanı. Senin aşktan anladığın buysa benden sonra kimse değerini [müzik][şarkı söyleme] biçemez. Sağlam dursa da bir kadehten fazla içemez. O tozlu yolları tek başına geçemez. Bir yanı gittiyor, [müzik][şarkı söyleme] bir yanı kal, bir nefes al. İçinde kal. Yıldız yatağından [müzik] kalkar bu aşkı duyuysa ne canlar verdim, ne yine yetmiyorsa. Gün gelip tekte kader hesabını sorsa çek cezan. Senin aşktan anladığın buysa benden sonra kimse değerini biçemez. Sağlam dursa da bir kadehten fazla içemez. [müzik] O tozlu yolları tek başına geçemez. Bir yanı gitti, bir [müzik] yanı kal bir nefes al. İçinde kal içinde kal. [müzik] >> Hepimizde kalacak. >> Evet. Teşekkürler. Ağzına sağlık.

Need a transcript for another video?

Get free YouTube transcripts with timestamps, translation, and download options.

Transcript content is sourced from YouTube's auto-generated captions or AI transcription. All video content belongs to the original creators. Terms of Service · DMCA Contact

Bambaşka Sohbetler 740. Bölüm - Deniz Işın & Barış Baktaş...